Polen Alerjisi Nedir ? Tedavisi Var mı ?

Polen Alerjisi Nedir ? Tedavisi Var mı ?

Alerjik hastalıklar; görülme sıklıklığında bir artış olması, belirgin sorunlar ve sosyoekonomik harcamalara neden olması açısından global bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Alerjik hastalıklar günümüzde çevresel koşullarınında değişmesi ile birlikte giderek artış göstermektedir. Her geçen gün yakın çevremizde allerjik şikayetleri olan kişilerle karşılaşmaktayız.
Alerji, çoğu kişinin yaşamında yer alabilen bazen ciddiye alınmayan bir durum olmakla birlikte, görüldüğü kişilerin sosyal yaşamını olumsuz derece etkileyebilmektedir. Sosyal yaşantının yanı sıra, aynı zamanda allerji durumu kişilerde çeşitli sağlık problemlerine de neden olabilmektedir. Alerjik reaksiyonlarından özellikle arı, gıda ve ilaç allerjilerinde bazen ölüme yol açabilecek kadar ciddi sonuçlar görülebilir.
Kişide var olan bir genetik yatkınlığa, çevresel faktörlerinde katkısıyla bozulmuş bağışıklık yanıta bağlı olarak alerjik hastalıklar ortaya çıkar. Allerji vücudun bağışıklık sisteminin, dış ortamdan vücudumuza giren allerjen adı verilen maddelere karşı oluşturduğu istenmeyen zararlı aşırı bir yanıttır.
Allerjenler allerjik hastalıklara yol açan yabancı maddelerdir. Allerjenler çoğu insan için zararsızdır. Ailesinde allerjik hastalıklar olan, kalıtımsal olarak allerji geliştirme eğilimine sahip olan atopik kişilerde ise hastalıklara yol açarlar. Allerjik hastalıklarda allerjenle karşılaşma ve yakınmaların ortaya çıkışı arasında sebep sonuç ilişkisi vardır. Hasta duyarlı olduğu allerjenle karşılaştığı zaman yakınmaları başlar. Örneğin saman nezlesi ve göz nezlesi olanlarda bahar aylarında polenlerle karşılaştığında gözlerde sulanma, burunda kaşınma, akıntı, hapşırık gibi yakınmaları oluşur.
Allerjik hastalıklardan en sık karşımıza çıkanlar solunum yolu ile alınan allerjenlerin yol açtığı allerjik rinit ve allerjik astım, bunun dışında ilaçların yol açmış olduğu ilaç allerjileri, gıdaların alınmasıyla ortaya çıkan gıda allerjileri ve arı gibi böceklerin sokmasıyla ortaya çıkan arı allerjiler sıklıkla karşımıza çıkar. Daha nadir olarak karşımıza çıkan allerjik hastalıklar allerjik konjonktivit (göz nezlesi) ve allerjik dermatit (egzama, kurdeşen) ve allerjik şok (anafilaksi ) olarak sayılabilir.
En sık görülen allerjik hastalık olan allerjik rinitte birçok kişi şikayetlerinin allerjik olabileceğini düşünmez. Soğuk algınlığı olarak değerlendirir. Bazı hastalar ise bu durumu kendi doğal yapısının bir özelliği olarak düşünür. Doktora gitmeyi gereksiz görür.
Allerjik rinit ile ilgili en kötü tercih; kişinin bunları bir yerden sonra normal olarak kabul edip, hayatına öylece devam etmesidir. Çünkü tedavi edilmeyen allerjik rinitli hastaların yaklaşık % 60’ı allerjik astıma dönüşüyor.
Allerjik rinit ve Astımlılarda hastalığın başlamasına neden olan allerjenler solunan hava ile alındıkları için aeroallerjen (hava allerjenleri) olarak tanımlanırlar. Allerjik rinit ve Astımda rol oynayan allerjenler iç ortam ve dış ortam allerjenleri olarak ikiye ayrılırlar
İç ortam allerjenleri: Ev tozu akarları, küfler, hayvan tüyleri
Dış ortam allerjenleri: Polenler ve mantarlardır.
Bunlardan polenler dış ortamda şikayete yol açarken, ev tozu akarları, hayvan tüyü ( kedi köpek ) allerjenleri ev içinde şikayetlere yol açarlar. Küf mantar sporları hem ev içinde hem de ev dışında şikayetlere yol açabilir.

Polenler alerjisi nedir ?

Alerjik bünyeli kişilerde polenlerin solunması ile ortaya çıkan sıklıkla burun akıntısı, kaşıntısı, tıkanıklığı, hapşurma ve gözlerde kaşınma gibi şikayetleri birçoğunun görülmesine polen allerjisi veya saman nezlesi denir. Hasta kişi polen mevsimi başladığında derhal hisseder. Çiçek tozu olarakta bilinen polenler çiçeğin üreme tohumcuklarıdır ve her sene milyonlarcası doğaya salınmaktadır. Gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Polenler bitkiden bitkiye rüzgar ile veya böcekler aracılığı ile yayılır. Allerjik hastalıkların oluşumunda önemli olan polenler havada yaygın bulunan ve rüzgar ile yayılan polenlerdir. Bu polenler rüzgar ile kilometrelerce uzağa taşınabildiğinden hastanın bu bitkilere yakın olması gerekli değildir. Uzakta iken bile şikayetlere yol açarlar. Bu nedenle korunmak oldukça zordur. Hastalar şikayetlerinin rüzgarlı havalarda çok arttığını söylerler.
Polenler o bölgede bulunan bitki örtüsüne göre bölgesel farklılıklar gösterir. Ancak park ve bahçelerde insanların yetiştirdiği çim polenleri tüm dünyada allerjik hastalıklara yol açan en önemli polenlerdir. Bunların dışında doğada kendiliğinden yetişen yabani ot polenleri, ağaç polenleri de allerjiye neden olur. Farklı bitkilerin her yıl mevsimsel olarak değişmekle birlikte belli aylarda polen salınımına yol açmaktadır. Yurtdışında günlük polen durumu belirten polen sayım raporları gün içinde yayınlanmaktadır ve hastaların o saatlerde önlem alması söylenmektedir.
Bahar mevsiminde özellikle açık ağaçlık ve yeşil alanlara çıkıldığında bu şikayetler artmaktadır. Saman nezlesiyle başlayan hastalığa tedavi olunmadığı ve açık havada çok fazla bulunulduğu takdirde bir kaç yıl içinde allerjik astım da eklenmektedir. Bu hastaların tüm şikayetleri sadece polen mevsimi olan ilkbahar sonbahar arasında olur, kışın yakınmaları olmaz.

GRİP mi ALERJİ mi ?

Grip, özellikle soğuk kış aylarında ya da mevsim geçişlerinde insanların en büyük sorunlarından biri haline gelmektedir. Birçok insan özellikle belli dönemlerde grip etkisi altına girerek sosyal hayatında, aile hayatında ve iş hayatında birçok olumsuz durumlarla karşılaşmasına neden olmaktadır. Grip hastalığı herkesin bildiği gibi oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalık, aile içerisinde bir kişide görülse bile diğer aile bireylerinde çok kısa bir sürede aynı şikayetler ortaya çıkar. Grip, enfeksiyonlar nedeni ile ortaya çıkarak kişinin solunum yollarında yaşamını sürdüren virüslerin vücutta meydana getirdiği hasara bağlı olarak kişiye rahatsızlık veren ve insanların yaşam kalitesini oldukça düşüren bir hastalıktır. Hastalık kişiden kişiye bulaşıcı bir özellik göstererek ve vücuda girdikten yaklaşık bir iki gün içerisinde etkilerini meydana getiren bir hastalıktır.

Özellikle mevsim değişimlerimde birçok hastada grip ve polen allerjisi karıştırılmaktadır. Bu yüzden gereksiz ilaç tedavileri ve hatta antibiyotik uygulamaları yapılmaktadır. Oysa polen allerjisi ve grip birbirinde ayrılabilir.

Hangi Durumda ALERJİ akla gelmelidir ?

1. Şikayetler allerjen ile temas halinde ortaya çıkıyor ise. Her yıl benzer bahar aylarında olması.
2. Burunda, boğazda, kulaklarda kaşıntının olması.
3. Hapşırmanın arka arkaya defalarca olması, bazen arka arkaya 10′ dan fazla olması
4. Beraberinde su gibi ve bol miktarda burun akıntısının olması,
5. Gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma yakınmalarının eşlik etmesi.
6. Burunda bazen sağ tarafta bazen sol tarafta olabilen zaman zaman tıkanıklığın olması.
7. Ateşin olmaması.
8. Şikayetlerin uzun süreli bazen bütün mevsim ayları boyunca olması.
9. Geçmişte veya aynı anda ciltte egzama veya ürtiker ( kurdeşen ) atakları olması.
10. Ailenin diğer üyeleri arasında, özellikle kardeş ve akrabalarda benzer yakınmaları olan kişilerin olması.
Allerjik olabileceğini aklımıza getirmektedir.
Koku hissi kaybı varsa, sarı yeşil akıntı oluyorsa, tek taraflı burun tıkanıklığı varsa, ciddi bir yüksek ateşe yol açıyorsa enfeksiyon aklımıza gelmelidir.

İlkbahar ve yaz mevsimi çoğumuzu mutlu ediyor. Ancak allerjisi olanlar için bahar mevsimi her tarafta uçuşan polenler; burun akıntısı, hapşırmalar, gözlerde kızarıklıklar ve kaşıntılar uykusuz geceler gün için devam eden yorgunluk anlamına geliyor. Allerji uzmanlarının ‘allerjik rinit’ tanısı koyduğu bu hastalık, her geçen gün daha çok insanın özellikle iş ve okul hayatını etkiliyor. Allerji uzmanları tarafından tanısı konulup tedavi edilirse, hastanın hayat kalitesi iş ve okul hayatı düzeliyor ancak tedavi edilmediğinde astımla sonuçlanan daha tehlikeli bir süreç başlıyor. Allerji ile ilgili şikayetlerimiz başladığında mutlaka allerji uzmanlarına gitmek gerekir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir